Yorgunum…(Fırat Kaya)

Mart 11, 2010 by argun  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA, Manset

ve ben yol almazken yaşamda,
durağan durakta kendimi bekler dururum.
korkularımı çoğaltıyorum alacakaranlıkta…

“Ferit Uzun’ a Dinmeyen Özlem” (Fırat Kaya)

Kasım 20, 2009 by argun  
Filed under 1-Ferid UZUN, 4-Nivîskar, Fırat KAYA, Manset

Ferit diline kültürüne halkına aşık yürekli bir kahramandı. Demirci Kawa’ nın ateşi döven balyozu kadar güçlüydü,büyük bir ustalıkla ve emekle nakşediyordu halkının uyanışını…Genç yaşıyla onu tanıyan herkesin güvenini ve sevgisini kazanmıştı.Müthiş bir zekaya sahipti ve bunu halkı için kullanıyordu.

Varlığımız Kutsallığımızdır…(Fırat Kaya)

Ekim 13, 2009 by bahoz  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA, Manset

Nefes aldığımız her anın mucize olduğunu unuturuz. Asıl kutsallığın yaşamımızla anlama büründüğünü görmezden geliriz. Başka günlerin kutsallığına kapılarak kendimizden uzaklaşırız…

Özgürlük rüzgarına inkarla değil inatla tutunmalı…(Fırat Kaya)

Ağustos 22, 2009 by bahoz  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA

Barışa her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğunun bilincinde olup,acımıza sarılıp var olabiliriz.Tabi ki barış mevsiminin özgürlük rüzgarına inkarla değil inatla tutunmalısın.O zaman anlam bulacaktır akan tüm zaman.

Karanlığı Aydınlatan Yüzler… Fırat Kaya

Haziran 27, 2009 by bahoz  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA, Manset

Hızlanıp yürümeye devam ettik… artık gece olmuştu… herkes yüzünü Ay’a dönüp Ay’ı takip edercesine yol alıyordu… kayan yıldıza herkes gizlice aynı dileği tutuyordu….

Dünyamız sahip olduğumuz yorumumuz kadardır… Fırat Kaya

Haziran 8, 2009 by bahoz  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA, Manset

İçselleştirilmemiş fikirler kendimize ait olmayan fikirlerdir. Kendinize ait olmayan fikirleri yaşıyor ve yaşatıyorsanız siz başkasısınızdır. Ve kendinize en büyük haksızlığı yaparak korku kültürünü güçlendiriyor ve besliyorsunuzdur

Yanıltan Sanmalar (Fırat KAYA)

Nisan 24, 2009 by argun  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA, Manset

Bazen öyle bir kaptırır ki kişi kendini, sandığı kişi olmadığını bildiği halde, sandığı kişinin rolüne bürünür ve bu oldukça pahalıya mal olur. Ve her şey o zaman kirlenmeye başlar…

Daha Çok Özgürlük: Tahammülsüzlük (Fırat KAYA)

Mart 15, 2009 by bahoz  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA, Manset

Kirlettiğimiz zamanı umursamadan yaşarız. Hesap verilmeyen bir özgürlükteyizdir. Yola başlarken edindiğimiz inanç ve amacın çok gerisindeyizdir. Bitmek bilmeyen doyumsuzluğumuzun yarattığı sonun kıyısındayızdır artık…

Tanrıdan Gelen Sayıklamalar IV (Fırat KAYA)

Ocak 12, 2009 by argun  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA, Manset

Özgürlüğe geçit vermeyen Amed surlarının ihanetine üzülmemesi gerektiğini okuyordu… Çünkü; artık biliyordu ki o sehpada salınan bedeninin gölgesi ölü bazalt taşların tüm gözeneğine ruh verecek ve bu ruh onursal uyanışının geçilmezliğini surlara kazıyacaktı…

Tanrıdan Gelen Sayıklamalar III (Fırat KAYA)

Ekim 31, 2008 by argun  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA

Tılsım olarak düşüyorum bereketli topraklara. Geleceğin ve bereketin müjdesini ekmek için, ölü taşların mistik kokusuna ruh katmak için düşüyorum… ‘Hiç’e itaatin esaretini kırmak, Zerdüşt’ten devraldığım ışığı ekmek için düşüyorum

Tanrıdan Gelen Sayıklamalar II (Fırat KAYA)

Temmuz 18, 2008 by argun  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA

Dicle nin akıntısıyla, kutsal suyun derinliklerine doğru dalıyorum… Daha yakinim bir zamana gitmek için dalıyorum. Dicle nehrinde kutsanan bedenimi taşıyorum yeryüzünün merkezi olan ve Arilerin yaşadıkları topraklara…

Ali YAVERKAYA Ferid UZUN Cinayetini Anlatıyor (Fırat Kaya)

Nasname editörü Şükrü Hocanın 20/05/2008 tarihinden itibaren Ali YAVERKAYA ile yapmış olduğu röportaji büyük bir merak ve sabırsızlıkla takip ettim… ilk zamanlar Ferid Uzun’ un cinayetine gelinmediği için kendimce epey söylendim.

Tanrıdan Gelen Sayıklamalar-I (Fırat Kaya)

Mayıs 16, 2008 by argun  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA, Manset

Çok uzak bir yoldan geliyorum…Beni eskiten şimdiki zamanlardan. Coşkun akan ırmağın kuruyan çatlak topraklardan akıp geliyorum.Karanlığı bile korkutan gecenin dehlizini aşındırarak geliyorum… boyutsuzluğun sınır tanımayan transları, döndürüyor başımı…

“yüreğimin bitmez göçebe yalnızlığı…” (Firat Kaya)

Mart 13, 2008 by argun  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA, Manset

Geçmişten akan, kayıp aşkın dizeleri yüreğimin bitmez sancılarına sebep…
Her şey bitti derken, yüreğimin bitmez göçebe yalnızlığı…
Dokunacak kadar yakın, tutunamayacak kadar uzaksındır artık akan zamana …

‘…ve İNSAN yaratılan yaşamın ta KENDİSİDİR’(Fırat Kaya)

Şubat 9, 2008 by argun  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA

insanın geleceği ölümdür… ölüm maratonunu koşar tüm insanlar… kimi biraz daha hızlı kimi biraz daha ağırca… ama tüm insanlar aynı yolun yolcusudurlar…

Emir komuta zincirli tahriklere karşı sivil itaatsizlik eylemleri..(Fırat Kaya)

Ocak 16, 2008 by argun  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA

Fırat Kaya’ nın 13/07/2007 tarihinde kurdinfo da yayınlanan “Emir komuta zincirli tahriklere karşı sivil itaatsizlik eylemleri…”  başlıklı yazısını şu anda içinde bulunduğumuz dönem itibarı ile yerinde bir tespit olduğunu düşünerek yazıyı yayınlama gereği duyuyoruz….

O Bir Çocuktu…(Fırat Kaya)

Ocak 9, 2008 by argun  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA

Çıplak ayaklarıyla yol alırken
karanlığın ortasında;
sadece Ay’ ı takip ediyordu bedeni.

Fransız CEM…(Fırat KAYA)

Aralık 17, 2007 by argun  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA

Gözleri derinlerde geziniyordu. Yüzüne inen hüznün kırışıklıkları, sevgililerinin öpücüklerinden çok uzaktı, zihninin kayalarını aşındıran, köpüren dalda dalga saçları ise fırtınaların ta kendisiydi…
Ölümü bekleyecek kadar çaresiz ve yalnız, dünyayı yorumlayacak kadar derindi…

Bra Ferid’ e ağlarım…(Fırat Kaya)

Kasım 6, 2007 by argun  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA

Çiçeklerin en güzel koktuğu,yıldızların da karanlığa inat,göz kırptığı, sevda dolu,umut yüklü yakışıklı zamanlardı…

Vicdan kalmışsa eğer…(Firat KAYA)

Ekim 31, 2007 by argun  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA

“Çocuklarınızı koparıyorlar sizden, bilerek öldürüyorlar; sonra sizinle birlikte arkalarından merhametliler’ miş gibi sanki, gözyaşı döküyorlar. İyiliğiniz içinmiş gibi tebaa olmanızı istiyorlar; dilinizi konuşmayanı, tanrınıza inamayanı, sizi temsil eden kumaş parçasını elinde dalgalandırmayanı dışlamanızı hatta giderek ortadan kaldırmanızı arzuluyorlar.

Ferîd Uzun’nu anarken (Fırat KAYA)

‘Ölüm Utanıyordu Kendinden’Her ölüm erken ölümdür; ama Ferid’ in ölümü çok erkene alınmış bir ölümdü….ve ölümü bile utandırmıştır onun yerde yatan bedenini…. Gökyüzü kararmıştır şahidi olduğu kahpelikten…