<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Argun "Ramanên Azad, Özgür Düşünceler" &#187; Berfin Kaya</title>
	<atom:link href="http://www.argun.org/category/4-niviskar/berfin-kaya-4-niviskar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.argun.org</link>
	<description>www.argun.org</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Sep 2010 08:11:12 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kısa yazı (Berfin KAYA)</title>
		<link>http://www.argun.org/2010/03/04/kisa-yazi-berfin-kaya/</link>
		<comments>http://www.argun.org/2010/03/04/kisa-yazi-berfin-kaya/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 06:44:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>argun</dc:creator>
				<category><![CDATA[4-Nivîskar]]></category>
		<category><![CDATA[Berfin Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.argun.org/?p=7521</guid>
		<description><![CDATA[Kirlenmiş yüzler içinde O’nu düşünebildiğimiz kadardır özgürlüğümüz. Yitirmediklerimizdir birazda bizi biz yapan. Öteliyoruz insan olabilmeyi. Hoyratça tükettiğimiz akşamlar histerik bir anıdan ibaret.  
 
 

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.argun.org/wp-content/uploads/2010/03/melankolik-577-x-217.jpg"><img src="http://www.argun.org/index.php?feedimage=wp-content/uploads/2010/03/melankolik-577-x-217-300x112.jpg" alt="melankolik (577 x 217)" title="melankolik (577 x 217)" width="300" height="112" class="alignleft size-medium wp-image-7522" /></a>Çıldırasıya yaşamanın tadı bu yağmurların bereketiyle beslenir. Ve akar gözlerimizden ekmeğimize doğru. Sonra Meryemxan’ın yüreğine yanık bir ezgi olur suskunluğumuz… </p>
<p>Özlemekten korktuğumuz zamanların tasviridir şairin kanayan dili. Söyleyemediklerimiz, dalları kırık bir ağaç gibi kimsesiz. Gitmek istediğimiz yollar örümcek ağlarıyla örülü. Ve acemice peşine düştüğümüz hayat…</p>
<p>Suskunluğumuzla ölüyoruz…</p>
<p>Oysa her gün onlarca kitap yazılıyor hayatın o gelgeç şurubuna dair. Her gün onlarca hayat bölünüyor. Bizse yalnızlıklar ve zavallılıklar içinde kayboluyoruz.  </p>
<p>Pişmanlıklar gezegeninde hala bilmediğimiz kentleri arzuluyoruz. İntihar bezenmiş diri ruhlar ırmağında akıp gidiyor geleceğimiz. </p>
<p>Kirlenmiş yüzler içinde O’nu düşünebildiğimiz kadardır özgürlüğümüz. Yitirmediklerimizdir birazda bizi biz yapan. </p>
<p>Öteliyoruz insan olabilmeyi. Hoyratça tükettiğimiz akşamlar histerik bir anıdan ibaret.  </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.argun.org/2010/03/04/kisa-yazi-berfin-kaya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gözlerim kızarıyor adını andıklarında&#8230;</title>
		<link>http://www.argun.org/2009/12/15/gozlerim-kizariyor-adini-andiklarinda/</link>
		<comments>http://www.argun.org/2009/12/15/gozlerim-kizariyor-adini-andiklarinda/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Dec 2009 20:45:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>argun</dc:creator>
				<category><![CDATA[4-Nivîskar]]></category>
		<category><![CDATA[Berfin Kaya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.argun.org/?p=7025</guid>
		<description><![CDATA[Senin dergahına sığındı gönlüm ey Zerdüşt. Biraz aydınlık bir yolumuz varsa ışığı sendendir. Ve sadece sendedir yitirilenlerin soluk yüzleri...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.argun.org/wp-content/uploads/2009/12/ferid002.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-7036" title="ferid002" src="http://www.argun.org/index.php?feedimage=wp-content/uploads/2009/12/ferid002.jpg" alt="ferid002" width="5" height="6" /></a>Senin dergahına sığındı gönlüm ey Zerdüşt.Biraz aydınlık bir yolumuz <a href="http://www.argun.org/wp-content/uploads/2009/12/feriduzun.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-7029" title="feriduzun" src="http://www.argun.org/index.php?feedimage=wp-content/uploads/2009/12/feriduzun.jpg" alt="feriduzun" width="127" height="318" /></a>varsa ışığı sendendir. Ve sadece sendedir yitirilenlerin soluk yüzleri…</p>
<p>Esmer cam kırıklarında yürüyor gibiyim. ..</p>
<p>Bu yüzyılda dokunurken yaşlı bir ağaca, sararmış gövden bir görünüp bir kayboluyor karşımda.</p>
<p>Düşlerimin içinde düş gördüm. Kendi kutsal kabilemde cüzamlı bir bedevi oldum gün güneş vakti. Acıma şimdi bana, bırak erisin gece kendi tavında. Arınsın alnımdan toprağa sessizliğim.</p>
<p>Kısa ömürlü evlerden kısa filmler yaptım. Sevginin yıldızını tutarken avuçlarımda, senin ardından akan gözyaşlarına tanık oldum. Seninle suskunluğa bürünen küçücük yaşamların yasını büyüttüm.</p>
<p>Gözlerim kızarıyor adını andıklarında&#8230;</p>
<p>Hayatımıza anlam veren özgürlük rüyasının,devrimci delikanlısı. Şimdi karakalem çizgisi suretin, coşku dolu kitaplar arasında dostluğunun sıcaklığını saklıyor. Bakakalıyorum tarihi siyah sayfalara…</p>
<p>Hoş geldin Ferit Uzun.<br />
&#8211;</p>
<p>Uzun zamandır Argun’da yazıyorum. Ferit Uzun adına ve anısına yapılmış bu sitede ben de onun yaşam anlayışına saygımı ve sevgimi kaleme almak istedim.22 Kasım tarihine yetiştiremediğim için bütün Argun emekçileri ve okurlarından özür dilerim.</p>
<p>Berfin Kaya</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.argun.org/2009/12/15/gozlerim-kizariyor-adini-andiklarinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SATIR ARASINDA YAŞANAN ( ? )</title>
		<link>http://www.argun.org/2009/10/17/satir-arasinda-yasanan/</link>
		<comments>http://www.argun.org/2009/10/17/satir-arasinda-yasanan/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 13:53:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bahoz</dc:creator>
				<category><![CDATA[4-Nivîskar]]></category>
		<category><![CDATA[Berfin Kaya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.argun.org/?p=6612</guid>
		<description><![CDATA[Bir ıslık boyu yürüyebilmekti telaşla. Sararmış bir zarfta kurumuş gül lekesiydi sureti kutsallığın. Bakıma muhtaç mekanları iyileştirebilme mucizesi olmadan nasıl geçer ya bu ömür!
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #993300;"><a href="http://www.argun.org/wp-content/uploads/2009/10/sonbahar-577-x-217.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6613" style="margin: 3px;" title="sonbahar (577 x 217)" src="http://www.argun.org/index.php?feedimage=wp-content/uploads/2009/10/sonbahar-577-x-217-300x112.jpg" alt="sonbahar (577 x 217)" width="300" height="112" /></a>Satır 1 :</span>Bir Eylül mevsimini daha geride bıraktık. Ne çok şey var anlatılacak.<br />
Ne çok geçmiş var tanıdık ve ne çok gelecek tutunamadığımız. Yanı başımızdayken dokunmaktan korktuğumuz her şey. Hoyratça yaşamak değildi sevab-ı başımızda olan…<br />
Bir dost gülüşünü görmeden, bir şemsiye altında sarmaş dolaş olmadan ne kadar anlamlı olabilir özlemler…</p>
<p><span style="color: #993300;">Satır 2 :</span> Kayıp giden bir yıldıza bakmak gibi zaman.Cimri ve bir o kadar utangaç. Üç vakte bölünmüş ayrılıkların sessizliğinde gizli varlığımızdı zaman. Bir ıslık boyu yürüyebilmekti telaşla. Sararmış bir zarfta kurumuş gül lekesiydi sureti kutsallığın. Bakıma muhtaç mekanları iyileştirebilme mucizesi olmadan nasıl geçer ya bu ömür!</p>
<p><span style="color: #993300;">Satır 3</span> : Yalnızlığın yitirildiği anlarda yaşamak gibi gece. Kendine ait en mahrem türküleri fısıldayabilmek kadar özgür ve tamamlanmamış. Eksik eteğine yamalar yapıp yıldızlardan; yeni günahlara doğum yapan bir kadın gibi gece. Cesur bir şövalye kadar güleç. Ya bu ışık olmazsa nasıl bilinir gecenin bilinmeyen rengi…</p>
<p><span style="color: #993300;">Sa</span><span style="color: #993300;">tır 4 :</span> Sıcacık bir yüzü duyumsamaktı aşk. İncitmeden saklayabilmekti en yalın kavuşmaları. Bir düşün peşinden umarsızca koşabilmekti aşk. Zuhal gecesini bağışlayabilmekti sevgilinin gözlerine. Tutup parmaklarının ucundan yaşamı yeniden yaratabilmekti. Büyümek ve büyütmekti. Korkuları parçalayıp savurabilmekti karanlığa. Boşlukta kaybolmaktı aşk. Sonra bir masal dizesinde bulmaktı kendini. Çocuk heyecanları toplayabilmekti eldivenlerin beş rengine. Sımsıkı sarmaktı kar tanelerini.</p>
<p><span style="color: #993300;">Satırsız :</span> İşte öylesine geçiyor satır araları aklımdan. Ki satır aralarında yaşanıyor eylül mevsimi. Satır aralarında yetişemiyoruz zamanın acıtan kusurlarına. Ve satır aralarında hatırlanıyor gece. Sonra satır aralarında yaşanıyor aşk…</p>
<p>Berfin KAYA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.argun.org/2009/10/17/satir-arasinda-yasanan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Köleliğin özgürlüğe çağrısı&#8230; Berfin Kaya</title>
		<link>http://www.argun.org/2009/06/27/koleligin-ozgurluge-cagrisi-berfin-kaya/</link>
		<comments>http://www.argun.org/2009/06/27/koleligin-ozgurluge-cagrisi-berfin-kaya/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2009 13:11:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bahoz</dc:creator>
				<category><![CDATA[4-Nivîskar]]></category>
		<category><![CDATA[Berfin Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.argun.org/?p=4619</guid>
		<description><![CDATA[Köleliğin özgürlüğe çağrısı bu ezgi. Çırpına çırpına koşmak geliyor içimden. Sonsuzlukta bir güne koşmak…nerede olduğumu bilmeden...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.argun.org/wp-content/uploads/2009/06/mevsimsiz4-577-x-217.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4620" style="margin: 3px;" title="mevsimsiz4-577-x-217" src="http://www.argun.org/index.php?feedimage=wp-content/uploads/2009/06/mevsimsiz4-577-x-217-300x112.jpg" alt="mevsimsiz4-577-x-217" width="300" height="112" /></a>Sonsuzluk ve bir gün filminin müziğini dinlerken kalbimin acı çektiğini hissediyorum. Birkaç nota bu kadar mı acı çektirir. Bütün geceler bu müziği dinlemek istiyorum. Karanlık beni bu müziğe yaklaştırıyor sanki. Bazen yürürken beynimde keman tınılarını hissediyorum.yine hep olduğu gibi o acıyı hissediyorum. Beni sonsuzluğa götüren o müzikle sarhoş olduğumu görüyorum. Ve o ezgi çalmaya başladığında etrafımdaki her şeyin birer birer yandığını biliyorum. Geçmişle beraber geleceğin yangını sanki. Acı kendiliğinden sessiz bir dansa dönüşüyor. Görebildiğim her şey yanarak dans ediyor. İçimdeki karanlığın yangını bu . Ve ben bu ateş dansını içinden bir türlü kurtulamadığım demir parmaklıkların arasından izliyorum.</p>
<p>Köleliğin özgürlüğe çağrısı bu ezgi. Çırpına çırpına koşmak geliyor içimden. Sonsuzlukta bir güne koşmak…nerede olduğumu bilmeden.</p>
<p>Soluğum kesilene kadar koşmak.masmavi bir deniz hayal ederek. Kendimi hiç bu kadar denize yakın hissetmemiştim. Bu müziği dinlerken denizi özlüyorum. Ve taşlardan kolye yapmayı. Ruhumu tamamlayan mevsimleri.</p>
<p>Tanımadığım ülkelere çağırıyor beni. Yeni keşiflere açık yemyeşil bir umman gibi. Işığın kendiliğinden kaybolması gibi. Kollarını açıp iki yana haykırmak gibi bu ezgi.</p>
<p>Eleni Karaındrou…sonsuzluğun şımarık yaratıcısı. Üzerime serdiğin siyah tüle dokunmak gibi ezgilerin. Notaların mezarım başında ağlıyor sanki….aydınlığımın kuklası izlerin.Kırmızı gece(liğin)de bir kadını uyandırmak kadar ürkütücü sessizliğin….</p>
<p>27.06.2009<br />
Berfin Kaya</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.argun.org/2009/06/27/koleligin-ozgurluge-cagrisi-berfin-kaya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vahşetin Tanımlanamazlığı&#8230;</title>
		<link>http://www.argun.org/2009/05/07/vahsetin-tanimlanamazligi/</link>
		<comments>http://www.argun.org/2009/05/07/vahsetin-tanimlanamazligi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 May 2009 17:52:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>argun</dc:creator>
				<category><![CDATA[4-Nivîskar]]></category>
		<category><![CDATA[Berfin Kaya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.argun.org/?p=3389</guid>
		<description><![CDATA[Kırk dört insanın vahşice katledilmesi sonucunda nasıl bir sosyolojik analiz yapılır bilemiyorum ama insanca hem fikir olduğumuz bir nokta var ise o da bu vahşetin tanımlanamazlığıdır]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.argun.org/wp-content/uploads/2009/05/vahset.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3390" style="margin: 3px;" title="vahset" src="http://www.argun.org/index.php?feedimage=wp-content/uploads/2009/05/vahset-300x144.jpg" alt="vahset" width="240" height="115" /></a>Kırk dört insanın vahşice katledilmesi sonucunda nasıl bir sosyolojik analiz yapılır bilemiyorum ama insanca hem fikir olduğumuz bir nokta var ise o da bu vahşetin tanımlanamazlığıdır.</p>
<p>Yüzyıllardır savaş karşıtları olarak ortak argümanların yanı sıra verilen mücadeleler sonucu elde edilen uluslar arası savaş kuralları yasal güvenceye kavuşturulurken ne yazık ki bu yüzyılda bile feodal hukuk kurallarını yenemedik.</p>
<p>Ortadoğu’nun hala neredeyse dünyanın tek savaş merkezi olması hala yaşanan bu vahşetlerin sanırım kısa bir açıklaması olabilir.Modern hukuk kurallarının olmadığı,kadının iffet mabedi olarak algılandığı, dolayısıyla bireysel insani haklarının tanınmadığı,işlenen cinayetlerde çocukların tetikçi olarak kullanıldığı düşünüldüğünde sanırım bu yaşananlar hiç de açıklanamaz değil. Ve bu coğrafyada güvenlik adına oluşturulan koruculuk sistemi.bu coğrafyanın yıllardır kanayan yarası.onca feryada rağmen bir türlü kaldırılmayan halkı birbirine kırdırtan koruculuk sistemi.</p>
<p>Elinde hiçbir gücünün kalmadığı insanların eline kocaman ve tehlikeli silahları tutuşturduğunuz da yaşanan bu vahşeti biraz daha anlatıyor.</p>
<p>Burada yıllardır olan tüm dar ve geniş çatışmalar bu denli kuralsız olmamıştı; yani aile içi çatışmalarda en üst seviyede bile ileri gelenler durumu bir şekilde çözümlerdi. Bunda ulusal tüm Kürt hareketlerinin payı tartışmasızdır. Bölgede bugün bu tip aile içi yada aşiretler arası kavgaların minimize edilmesinde en büyük rolü devlet değil bu ulusal Kürt hareketinin öncüleri yada aktivistleri rol oynamıştır. Aksine sistem yaşanan çatışmalı ortamı daha da körükledi. Dolayısıyla bu bölgenin korucu bölgesi olması bu vahşetin engellenemez olduğunu sanırım ispatlar nitelikte;çünkü geçmişte de bunun gibi olmasa da benzer onlarca olay kamuya cereyan etmesine rağmen bir failleri yoktu;işledikleri cinayetlerde hiçbir hukuki yaptırım uygulanmadı.Onlara göre insan öldürmek koruma adına(!) gayet meşru bir eylemdi. İşlerinin tanımı bu olduğundan böyle bir toplu cinayet vakasını yapmaları onlara göre kendi haklılıklarını kanıtlayan meşru bir eylem.</p>
<p>Birde en önemli yanı devletin yasama mekanizması olayı aile içi husumet ve namus davası gibi yüzeysel aktarmakta ısrarlı gibi görünüyor. Küçük bir nüans farkıyla; İçişleri Bakanlığı konunun koruculuk sistemini ile alakasını çıtlattı.Bunun üzerine çözüme hangi araçlarla gidileceği ise meçhul.</p>
<p>Yaşanan bu toplu katliamın en büyük sorumlusu silahları susturmayan bu zihniyet,bireysel silahlanmayı özendirici politikalar,bölge halkını savaştan sosyal ve psikolojik olarak rehabilite etmeyen anti-sosyal devlet ve hukuk bilincidir.</p>
<p>Toplumun bütün demokrasi odakları olayın üstüne gitmeli,gelenekçi anlayışın bir unsuru olarak meşrulaştırılan şiddeti ,hane hane yaşamımızdan uzaklaştırmak,kalıcı toplumsal barışı inşa etmek için tüm güçlerini seferber etmelidir.</p>
<p>Korkarım devletin ilgili makamları sorunu çözme adına yeni koruculuk yasası çıkarmasın! Daha fazla korucu,daha fazla tatbikat,daha etkili silahlar gibi…</p>
<p>Berfin KAYA<br />
07.05.2009</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.argun.org/2009/05/07/vahsetin-tanimlanamazligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ARAGON’A (Berfin KAYA)</title>
		<link>http://www.argun.org/2008/07/27/aragon%e2%80%99a-berfin-kaya/</link>
		<comments>http://www.argun.org/2008/07/27/aragon%e2%80%99a-berfin-kaya/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2008 06:09:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>argun</dc:creator>
				<category><![CDATA[4-Nivîskar]]></category>
		<category><![CDATA[Berfin Kaya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.argun.org/?p=1621</guid>
		<description><![CDATA[Üşümeler tuttu yine; göz çukurumdan çaldığın hüznümün, mevsimsiz gidişinden olsa gerek.
Korkusuzluğun heyecanını özlüyor dilim…]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.argun.org/wp-content/uploads/2008/07/huzun.jpg"><img class="alignleft alignnone size-medium wp-image-1620" style="float: left; margin: 3px;" title="huzun" src="http://www.argun.org/index.php?feedimage=wp-content/uploads/2008/07/huzun-300x208.jpg" alt="" width="300" height="208" /></a>Üşümeler tuttu yine; göz çukurumdan çaldığın hüznümün, mevsimsiz gidişinden olsa gerek.<br />
Korkusuzluğun heyecanını özlüyor dilim…<br />
Sanki bir daha hiç konuşamayacak gibiyim. Yerin denize en yakın ücrasında bir avuç ıslak toprak gibi. Kirli bir bataklıktan ibaret şimdi tarihsel tüm anılar. Yüzüm asılsız ve kimse hatırlamıyor korkusuzluğumu; susturamadığım o şarkının sözlerini.<br />
Gizli bir bahçe sunulur olmadığım zamanların suçlarını örten. Yaşamın ayakları altına serilen gri bir bahçe. Umutlar, seviler adına yorgun zamanlar bırakıyorum geride. Sanki bir daha hiç dirilemeyecek hırçın bir kadın gibiyim. Gözlerim kapalı seyreliyorum gri geçmişleri.<br />
Bir türlü aklımdan çıkaramıyorum Aragon’un dizelerini. Ya ben Elsa olsaydım diyorum yada sen hiç olmasaydın…<br />
‘Öyle derin ki gözlerin içmeye eğildim de<br />
Bütün güneşleri pırıl pırıl orada gördüm<br />
orada bütün ümitsizlikleri bekleyen ölüm<br />
Öyle derin ki her şeyi unuttum içlerinde’(ARAGON)</p>
<p>Ve ben öyle üzülüyorum ki sana; keşke ben sen olsaydım ve o gözleri ben tanısaydım. Dersin ki bu benim acım ve mutlu aşk yoktur o zaman susarım…</p>
<p>Dağınık cümleler geçiyor dilimin ucundan. Bir telaşla şiir tutturdum ikimizin adına. Hani başkaları adına yazılmış ama bizim hayatımıza dair mısralar dökülüyor havaya. Ne sen tutabiliyorsun ne ben&#8230;<br />
belki unutulduk gölgesinde bir sarnıcın&#8230;.<br />
Ve şimdi yeniden yazılıyor amaçsız kargaşalar yumağı.<br />
&#8212;-<br />
Seni okumak,mutsuzluğun notaları gibidir.</p>
<p>Berfin KAYA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.argun.org/2008/07/27/aragon%e2%80%99a-berfin-kaya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendimi yitirdiğim uyuşuk zamanlardayım.. (Berfin KAYA)</title>
		<link>http://www.argun.org/2008/03/30/kendimi-yitirdigim-uyusuk-zamanlardayim-berfin-kaya/</link>
		<comments>http://www.argun.org/2008/03/30/kendimi-yitirdigim-uyusuk-zamanlardayim-berfin-kaya/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Mar 2008 16:11:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>argun</dc:creator>
				<category><![CDATA[4-Nivîskar]]></category>
		<category><![CDATA[Berfin Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.argun.org/2008/03/30/kendimi-yitirdigim-uyusuk-zamanlardayim-berfin-kaya/</guid>
		<description><![CDATA[Bahar mevsiminde intihar etmiş ağaçlar takıldı gözlerime.Öylesine umarsız öylesine ölü…
Kimsenin yaşatmaya gücünün yetmediği, antik zamanlarda keşfettim kendimi, bu ağaçların yanında…Ben de intihar ağaçları gibi öylesine umarsız öylesine ölü…
Havada uçuşan hayvan tüyleri saçlarımda bakımsızca salınırken ekşi süt kokuyor dudaklarım…
Hala yollardayım,ıssız ölü yollarda…
Nereye varacağını bilmeyen gizli kentlerin odalarında…
Ölü ağaçların yas vakti ben neredeyim…
Yeşil yapraklardan bir mezar yapmalı…
Gücüm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.argun.org/wp-content/uploads/2008/03/remoaltun_olur_3.jpg" title="remoaltun_olur_3.jpg"></a><a href="http://www.argun.org/wp-content/uploads/2008/03/remoaltun_olur_3.jpg" title="remoaltun_olur_3.jpg"></a><a href="http://www.argun.org/wp-content/uploads/2008/03/yitikzamanmc.jpg" title="yitikzamanmc.jpg"></a><img src="http://www.argun.org/index.php?feedimage=wp-content/uploads/2008/03/yitikzamanmc.jpg" alt="yitikzamanmc.jpg" align="left" border="0" height="180" hspace="3" vspace="3" width="271" />Bahar mevsiminde intihar etmiş ağaçlar takıldı gözlerime.Öylesine umarsız öylesine ölü…<br />
Kimsenin yaşatmaya gücünün yetmediği, antik zamanlarda keşfettim kendimi, bu ağaçların yanında…<span id="more-939"></span>Ben de intihar ağaçları gibi öylesine umarsız öylesine ölü…<br />
Havada uçuşan hayvan tüyleri saçlarımda bakımsızca salınırken ekşi süt kokuyor dudaklarım…<br />
Hala yollardayım,ıssız ölü yollarda…<br />
Nereye varacağını bilmeyen gizli kentlerin odalarında…<br />
Ölü ağaçların yas vakti ben neredeyim…<br />
Yeşil yapraklardan bir mezar yapmalı…<br />
Gücüm yok ardından ağlamaya…<br />
Utanıyorum…<br />
Susuyorum…<br />
Bekliyorum…<br />
Öylesine…<br />
Ve,<br />
Kitaplar yırtılıyor gözlerimin önünde. Parçalarını sayamadığım onca karalamalar… Okumaktan bıktığım hayatlar geçiyor parmaklarımın arasından…<br />
Seyretmekten başka hiçbir şey yapamadığım hayatlar. Hayatlar da bölünüyor sayfalar arasında. Çocuk gülüşlü,hiç büyümeyen eksik hayatlar…<br />
Tamamlanmayan sayısız günceler yığını…</p>
<p>Hayatımı parçalayan o mutluluk imgeleri….<br />
Kendimi yitirdiğim uyuşuk zamanlardayım. Yitik,eksik sayfalar arasında…<br />
Parçalanan yüzler arasındayım. Sizden biriyim yani. Sizin kadar kayıp,sizin kadar solgun…</p>
<p>Berfin KAYA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.argun.org/2008/03/30/kendimi-yitirdigim-uyusuk-zamanlardayim-berfin-kaya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Medya da Kürtlere yönelik şiddet(Berfin Kaya)</title>
		<link>http://www.argun.org/2007/11/28/medya-da-kurtlere-yonelik-siddetberfin-kaya/</link>
		<comments>http://www.argun.org/2007/11/28/medya-da-kurtlere-yonelik-siddetberfin-kaya/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Nov 2007 22:29:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>argun</dc:creator>
				<category><![CDATA[4-Nivîskar]]></category>
		<category><![CDATA[Berfin Kaya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.argun.org/2007/11/28/medya-da-kurtlere-yonelik-siddetberfin-kaya/</guid>
		<description><![CDATA[Medya (Lat. media) iletişim araçları demektir. Diğer bir ifade ile toplumun kendi arasında kurduğu etkileşim...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font size="2"><a href="http://www.argun.org/wp-content/uploads/2007/11/siddet.jpg" title="siddet.jpg"><img border="0" align="left" width="129" src="http://www.argun.org/index.php?feedimage=wp-content/uploads/2007/11/siddet.thumbnail.jpg" alt="siddet.jpg" height="132" /></a>Medya (Lat. media) iletişim araçları demektir. Diğer bir ifade ile toplumun kendi arasında kurduğu etkileşim gereçleridir. Genel anlamda medyanın kullanım amacı bir mesaj vermeye dönüktür. Mesajlar olumlu ya da olumsuz olabilir ve genellikle belli bir hedef kitleye sunulmak üzere üretilir.</font><font size="2"> </font><font size="2">Bildiğiniz gibi bir toplum çeşitli alt kültürlerden, baskın kültürden, farklı yaşa, <span id="more-231"></span>cinsiyete, sınıfsal kökene mensup insanlardan oluşan bir bütündür.</p>
<p align="justify">Görsel medya araçlarının toplum yada toplumlar üzerindeki etkisi bilimsel verilerle ortadadır.</p>
<p align="justify">Araştırmalar, televizyonun tek başına şiddete yöneltmediğini, ancak özendirdiğini ve arttırdığını göstermiştir. Şiddet ögesinin yer aldığı görüntüler, salt çocuk ya da yetişkin değil, tüm yaş gruplarına yönelik programlarda yer almaktadır. Şiddet, haberlerden filmlere dizilerden çizgi filmlere dek her yerde her an hayatın bir parçası olarak sunulmaktadır. Bu da şiddetin sıradanlaştırılması gibi çok tehlikeli bir olguyu beraberinde getirmektedir.</p>
<p>Son dönemlerde yazılı ve özellikle de görsel basında Kürtlere yönelik yapılan izdihamı hepimiz yakından izliyoruz. Bu nasıl bir savaş çılgınlığıdır akıl sır erdirilemiyor. Eskiden sadece çatışma ve ölüm haberleri veren medya şimdilerde ise yeni icat edilmiş tank ,tüfek,bomba,mayın ,uzaktan kumandalı envai çeşit silah tanıtımı yapıyor. Bunların uygulama biçimi ve av teknikleri ise cabası.</p>
<p>RTÜK yasaları toplumun ruh halini etkilediği düşüncesiyle onca yasa çıkarıp uygulama peşinde bir çok kanala ceza yağdırırken anlaşılan son zamanlarda uyuyor. Görünen odur ki RTÜK çeşitli TV kanallarında savaş araçları ve talim reklamları yayınlanırken psikolojisi bozulacak olan insanları vatan haini sayıyor. Vatan haini sayıyor ki bu duruma hiç ses çıkarmıyor.</p>
<p>Kürtler yüzyıllardır bu coğrafyada var olma mücadelesi veriyor. Uzun dönem yaşanan çatışmalı ortamın hiç kimseye fayda getirmediği ise aşikar. Ve bu savaştan sosyolojik, ekonomik,psikolojik rant elde eden medya; yeni rant araçları peşinde soluksuz bir şekilde ilerliyor. Çok değil daha bundan birkaç yıl evvel Irak’ta Filistin’de yaşananları görüntülerken ‘vahşet’ diye niteleyen medya Gabar’ da nasıl insan avına çıkacaklarını ballandıra ballandıra anlatıyor. Bu durum ise nasıl bir zihniyetle yönetildiğimizi gözler önüne seriyor.</p>
<p>Bu coğrafyanın kadınları yıllardır korkuyla uyudular; bu coğrafyanın gençleri yürek tetikte yıllardır soluklarını tükettiler ve bu coğrafyanın çocukları sabahları silah sesleriyle uyandılar.</p>
<p>Bir bütün yaşamları çalınan bu insanlar ve bu coğrafya artık savaş istemiyor. Ama medya bizim bu çığlığımızı ısrarla görmezlikten geliyor.</p>
<p>Bu ülkenin medya yasalarını yapanlar; bu çılgınlığın hangi toplumsal çatışmalara yol açtığının farkına varmalı ve bu şoven dalganın önüne geçmelidir.</p>
<p>Berfin Kaya &#8211; 28/11/2007</p>
<p></font><font face="Times New Roman"></p>
<p align="justify">
<p align="justify">
<p><a href="http://gaigoitanbinh.xlphp.net/"></a></p>
<p></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.argun.org/2007/11/28/medya-da-kurtlere-yonelik-siddetberfin-kaya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
