Meclis Kürtleri görüşürken

Kasım 10, 2009 by bahoz  
Filed under 4-Nivîskar, Günay Aslan, Manset

gunayaslanDemokratik Açılım‘ sürecine ilişkin ilk genel görüşme bugün Türk Parlamentosu’nda yapıldı.

CHP ve MHP’nin engelleme çabaları sonuçsuz kaldı.

Tartışmalı geçen görüşmenin açılış konuşmasını süreci koordine eden İçişleri Bakanı Beşir Atalay yaptı. Atalay’ın ardından parlamentodu grubu bulunan partilerin temsilcileri de birer konuşma yaptılar.

Yazımı yazdığım saatlerde ilk görüşme tamamlanmamış, genel görüşme oylaması yapılmamıştı. Ancak anlaşıldığı kadarıyla AKP Hükümeti‘nin talebi kabul edilecektir. Bu durumda Perşembe (en geç Cuma) günü genel görüşme yapılacaktır.

Türk Parlamentosu’nun aradan 85 yıl geçtikten sonra Kürt konusunda özel gündemle toplanması tarihi önemdedir. Umuyor ve diliyorum ki Türk Meclisi önüne gelen bu tarihsel fırsatı iyi değerlendirir. Önce geçmişiyle içtenlikle yüzleşir, özeleştirisini verir, sonra da soruna kalıcı çözümler üretir.

Maalesef Türk Meclisi yüz yıla yakın bir zamandır kanayan , halklara derin acılar yaratan ve Türkiye’nin bir numaralı sorunu olan Kürt sorunuyla ilgilenmedi. Memleketin bütün önemli meselelerinde olduğu gibi Kürt meselesinde de işi askere havale etti. Bir türlü siyasi irade haline gelemedi.

Halkın oyu ve iradesiyle oluşan Meclis militarist sistemin incir yaprağı olmaktan öteye gidemedi. Bu yüzden halktan itibar da görmedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihi boyunca ordunun piyonu olageldi.
Türk siyaseti Türkiye’nin demokratik iradesini gasp etmiş ordu karşısında kişilikli bir duruş sergileyemedi. Halkın egemenliği gerçekleşemedi. Türk ordusu açık gizli darbeleriyle buna izin vermedi.

Hal böyle olunca Türkiye hiçbir sorununu çözemedi.
Yüz yıllık zamanı da Kürd’ü Türk’ü, Rum‘u Ermeni’si, Asuri Süryani’si, Yahudi’si ve Alevi’si Sunni‘siyle halkıyla çatışmayla geçirdi. Ordu ülkeyi ülke gibi değil, kışla gibi yönettiği, herkesi tek tipleştirmeye çalıştığı için büyük can ve mal kayıplarına sebebiyet verdi.

Türkiye birçok alanda olduğu gibi ‚egemenlik‘ alanında da Batı’yı biçimsel olarak taklit etmişti. Fakat Batı’da rönesansla birlikte iktidarın kaynağı ilahi güçten alınarak halka devrilmişti.

Ulus devletle birlikte egemenlik kavramı da gelişmiş, egemenlik millete verilmiş, sandıktan çıkan irade ‚millet iradesi‘ olarak kabul edilmişti.
Çağdaş dünya bu anlayışı bugün de demokrasinin ‚ana kuralı‘ olarak benimseniyor.

Ancak Türkiye’de ise ‚millet egemenliği‘ kağıt üzerindeydi. Milletin egemenliği hayata geçmedi zira rejim askeriydi. Her konuda her zaman son söz orduya aitti. Bu yüzden ‚milli iradeyi‘ temsil eden, seçimle gelmiş siyasi partiler hükümet olsalar da irade olamadılar.

Meclis ve hükümetler asker vesayeti yüzünden memleket meseleleriyle ilgilenmek yerine eften püften meselelerle ilgilenmek zorunda kaldılar.
Ordu hepsinin iradesini kırdığı ve piyon durumuna düşürdüğü için memleketin sorunları yıllar yılı çözümsüz kaldı.

Ne var ki artık yeni bir dönem başlıyor.
Kürt halkının haklı kavgası Türk devletini resmi ideolojisi ve rejimini değiştirmek zorunda bırakıyor. Türkiye ister istemez yeni bir yola giriyor. Ordu vesayeti geriliyor.

İç ve dış konjöktür Türkiye’yi militarizmi aşmaya, çağdaş hukuk devleti olmaya zorluyor. Türkiye bugün bunun sancılarını yaşıyor.
Bu süreç Türk Parlamentosu’na da ‚rüştünü ispat‘ fırsatı veriyor. Meclis’in çözüm iradesi olduğu göstermesi gerekiyor.

Meclis‘in CHP ve MHP’nin ırkçı hezeyanlarını elinin tersiyle itmesi, demokratik hukuk devleti ve Kürtlerle eşitliğe ve özgürlüğe dayalı yeni bir düzen için üzerine düşeni yerine getirmesi; soruna somut ve kalıcı çözümler üretmesi gerekiyor.

Aksi halde halklar arasındaki uçurum iyice derinleşecektir.
Yeni bir hayal kırıklığı kutuplaşmayı daha da derinleştirecek, kopuşu tetikleyecektir.

Türk Parlamentosu’nun buna fırsat vermeyeceğini, çözüm zaman alsa da Kürt sorununun demokratik çözümü yolunda olumlu bir başlangıç yapacağına inanmak istiyorum.

Günay Aslan
10 Kasım 09
gunayaslan@hotmail.de

Şirove

Yorumlarınızı aktarırken lütfen kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmaya itina gösterin. Seviyeli, nitelikli, görüş ve eleştirilerinizi memnuniyetle yayınlayacağımızı, ancak eleştiri sınırlarını zorlayan, kişilik haklarını çiğneyen, hakaret içerikli, seviyesiz yorum ve yazıların yayınlanmayacağı bilinmelidir