Dünyamız sahip olduğumuz yorumumuz kadardır… Fırat Kaya

Haziran 8, 2009 by bahoz  
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA, Manset

10emir-577-x-217Musa Sina Dağın da elinde 10 Emir yazılı taş tablet ile birlikte geldiğinde, mensubu olduğu kavim olan İsrailoğulları’nın altından buzağı heykeline taptığını görünce çok üzülür ve kavmine “bu utançtan arınmak için birbirinizi öldürmeniz gerekli” der. Gördüğünüz bu eski ahitte bir çelişki yaşanmaktadır. Musa’nın elindeki 10 Emirden biri şöyle der “öldürmeyeceksin”. Bu yaşanılan çelişki acaba hayatımızda daha nelere sebep olmuştur? İtaat adına neleri yaşatmıştır. Makyavelist düşünce kendi iktidarlığı adına kim bilir daha ne tür yollara başvurmuştur.

Gelelim Musa’ nın elindeki 10 emir’ e; Musa’ dan daha önce var olan Eski Mısır Ölüm Kitabının 125. Bölümünden araklanmıştır. Yine görüldüğü gibi çarpıklık baştan başlamaktadır ve günümüze kadar hayat bulabilmektedir.

Her yönüyle dejenerasyona uğramış bir toplumda gerek dini, gerek siyasi, gerekse de kültürel anlamda dikte edilen edimler insanları gerçek dünyadan ve birbirlerinden uzaklaştırılmaya yetmiştir. Dinin ve siyasal ideolojilerin insanlar üzerinde ki en büyük görevleri de bu olmuştur. İnsanları gerçek dünyadan ve birbirlerinden uzaklaştırmak… Bunun yolu ise tarihsel süreç içinde, süregelen dikte edilmiş ve artık kanıksanan bu edimler sayesinde, insanları otoriteyi sorgulamadan itaat etmesini sağlanmıştır.

Özgün fikirlerin gölgede bırakılmaya çalışıldığı, araklamacı düşüncelerin pervazsızca kendini pazarladığı böyle bir zamanda, haksızlıklar anlamında müthiş kırınımlar yaşanırken ahlaki değerlerin alaşağı edildiğine de şahit oluruz. Çünkü yaşanan uzun soluklu bir haksızlık; bünyesinde birçok haksızlıklarla birlikte, değerleri de dejenere etmeye uygun ortamı bulmuştur demektir.

Her şeyi kontrol eden, bilen, çözümleyen bir gücün varlığı olduğu iddiası (bu bazen tinsel bir varlık bazen atfedilen bir ölümlü olur) insanların sorumluluk duygusunu zayıflatmaya yetmiştir. Ve bu şekilde insanlar üzerinde kontrol sağlama ve hareket ettirme kabiliyeti güçlü kılınmıştır. Kendi iradesini başka bir varlığa teslim etmek demek; o itaat ettiğin gücün zaaflarını da yaşamak demektir. Başkasının doğrusu veya başkasının yanlışı bizi ne kadar ifade edebilir ki?

İçselleştirilmemiş fikirler kendimize ait olmayan fikirlerdir. Kendinize ait olmayan fikirleri yaşıyor ve yaşatıyorsanız siz başkasısınızdır. Ve kendinize en büyük haksızlığı yaparak korku kültürünü güçlendiriyor ve besliyorsunuzdur.

Yaşamı yorumlaya bilmemiz için kendi yetilerimizin ışığında bunu gerçekleştirmeliyiz. Aksi taktirde dikte edilen düşünceler bizi kendimizden ve çevremizden uzaklaştıracaktır. Hakkımız olan yaşam hakkı iradesini başkalarının eline vererek ne idüğü belirsiz kocaman bir hiçliğin döngüsünde ömrümüzü bulandırarak geçiririz.

Dışımızda gerçekleşen ama bizi içine çeken kargaşanın birer figüranlarımı olacağız? Yoksa kendimizi temsil etme noktasında kendimizin ve kendimiz gibi olan mazlumların tarafı olup gerçek bir yaşam ve birliktelik adına irademizin savunucusu mu olacağız? Kendi onurlu haklı duruşunuz için araklayıcı fikirlere ihtiyacınız olmadığını bilmelisiniz. Kendi dünyamız sahip olduğumuz yorumumuz kadardır. Bu bizi ifade eder ve de mutlu eder. Mesele size ait bir dünyanızın olması ve onu yorumlayabilmeniz… 08/062009

Fırat KAYA
firatkaya1@gmail.com

Şirove

Yorumlarınızı aktarırken lütfen kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmaya itina gösterin. Seviyeli, nitelikli, görüş ve eleştirilerinizi memnuniyetle yayınlayacağımızı, ancak eleştiri sınırlarını zorlayan, kişilik haklarını çiğneyen, hakaret içerikli, seviyesiz yorum ve yazıların yayınlanmayacağı bilinmelidir