Tanrıdan Gelen Sayıklamalar II (Fırat KAYA)
Temmuz 18, 2008 by argun
Filed under 4-Nivîskar, Fırat KAYA
Dicle nin akıntısıyla, kutsal suyun derinliklerine doğru dalıyorum… Daha yakinim bir zamana gitmek için dalıyorum. Dicle nehrinde kutsanan bedenimi taşıyorum yeryüzünün merkezi olan ve Arilerin yaşadıkları topraklara. Tüm heybetiyle ucu bulutların arasında yüzen Hara-Bareza Dağı’nın yükseldiği mekana düşüyorum. Işık huzmesi oluyorum bakire anne Dughdova’ nın rahmine düşen; kabul gören öğreti oluyorum.
Tanrıların gazabına karşı, korunmasız insanların paylanmalarına, kaderlerinin bir çırpıda silinmelerine, boyun eğen çaresiz insanların bu bitmez tanrı egolarının acımasızlıklarına son vermek üzere… Belki de Enkidu’nun intikamı için tüm tanrılardan tek tek, sabırla hesap sormak üzere, bu devri bitirme adına gidiyorum. Zerdüşt’ ü bu yolculuğunda yalnız bırakmamak adına gidiyorum. Işık huzmesini yaymak için Avesta’ nın Gataları için daha güzel bir dünya için düşüyorum hayata.
Bitmeyen doğum kasılmalarının yarattığı acı ve kan revan içinde kalan Zerduşt’ ün kulağına Ahura Mazda’ yı fısıldıyorum. Yaşanan acıya aldırış etmeden, kudretinin farkındalığıyla güleç bir yüzle gözlerini dünyaya açıyor Zerdüşt ve sabırsızlıkla aydınlanacağı ve aydınlatacağı günü bekliyor.
Vakit geliyor ve engin ağaçların yapraklarıyla ıslık çalan ormanın kadife topraklarında dalgana dalgalana yol alıyoruz. Zerdüşt ile dağın engin yüksekliğine çıkıyor, bulutların arasında bedenimizi günün ve gecenin sahibi olan Ahura Mazda’yla kutsuyoruz.
Tanrıları insanlara kurban ederek, onların ölümlerini seyre dalıyoruz. Tabi kolay olmuyor bu gücü edinmemiz. Tamı tamına 40 mevsimin geçmesi gerekiyordu. Geçen 40 mevsim sonrasında, güzel insan için Zerdüşt’le şehre inip öğretinin mistik zaferini yayıyoruz.
Ahura Mazda’ nın hakikatten ibaret olan hayatı yarattığını ve kendisinde hiçbir kötülük bulundurmayan bir dünya Airyana Vaeja’ yı anlatıp duruyoruz. İyilik öğretisinin mutlak galip geleceğini ve ışığın zaferi için karanlığa, Angra Mainyu’ ya inat, iyi düşünce olan Vohuman’a sahip olmamız gerektiğini soluk soluğa anlatıp duruyoruz. Anlattıkça güzel insana ulaştık, ulaştıkça kutsandık, kutsadık. İyi insan iyi dünya için gece gündüz demeden tüm canlılara hürmetle sarıldık durduk.
Bizim çabalarımız karşısında kötülük durmak bilmedi tabi ve iyi düşünceye karşı kötü düşünce olan Angra Mainyu da yayılmaya başladı. İyiyi ve güzeli götürdüğümüz her yere, kötü tüm çirkinliğini taşımaya çalıştı; ama biz kararlıydık. İyi ile kötünün savaşında iyinin, üstün insanın, galip geleceğini biliyorduk.
Zerdüşt’ e asırlarca, yaşadığı topraklarda öğretilerini yaşatıp yayması için büyük bir medeniyet ve inananlar bırakıp kendimi bu defa şehrin garbına düşen , kutsal Fırat’ ın hırçın derinliğine bırakıp ayrılıyorum….
Fırat KAYA
18/07/2008
firatkaya1@gmail.com


