“Ferit Uzun’u Anarken” (İbrahim Küreken)
Ağustos 30, 2007 by argun
Filed under 1-Ferid UZUN, 4-Nivîskar, Dı derheqê Ferid Uzun da, İbrahim KÜREKEN
Bilindiği gibi Ferit Uzun 22 Kasım 1978 tarihinde Abdullah Öcalan’ın talimatıyla PKK tetikçisi Emin Dal tarafından Siverek’te,kucağında küçük kızı olduğu halde vurularak öldürüldü.O saat itibariyle Ferit’in Bucak aşireti tarafından öldürüldüğü propagandası yapıldı.Kafalar karışmıştı.Yoğun propagandayı duyan M.Celal Bucak gönderdiği haberlerle olayın sorumlusu olmadığını,olayın kendisine karşı da bir komplo olduğunu bildiriyordu.Ferit’in öldürülmesinden önce, Siverek’te daha da açıklığa kavuşturulmamış soygunlar, talan olayları, adam öldürülmeler, kaynağı belirsiz yoğun silah atışları Kenan Evren’in Türkiye’yi 12 Eylül’e hazırlığına benzer bir şekilde Siverek’i büyük olaylara hazırlamaktaydı.Bu olayların kaynağının Bucaklar olduğuyla ilgili yoğun bir propaganda devam ediyordu.Ferit’in öldürülmesi hazırlığın son halkasıydı.Hazırlanmış senaryonun farkında olmayan KAWA kitlesi intikam için kendi yönetimine büyük bir baskı yapmakta idi.Bu büyük baskıya dayanamayan yönetim kafasında daha netleşmemiş bir çok soru olmasına rağmen M.Celal Bucak’ı öldürmeye bir kaç kişi görevlendirdi.Ancak olayda PKK parmak izlerinin olduğuyla ilgili bazı duyumların çoğalması görevlendirilenlerin geriye çağırılmasını gerektirdi.Sağdan soldan olayın PKK tarafından yapıldığı sesleri artmaktaydı.Ceylanpınar’da PKK çevresinin olayı gayri resmi üslenmeleri,kafaları daha çok karıştırıyordu.Bu gel-gitler içerisinde Siverek’te derin devletin kontrol ettiği PKK-BUCAK çatışması başladı.
Siverek çatışmasının başlamasıyla bir çok siyasetin taraftar kitlesi silahın cazibesine kapılarak çatışmada PKK’den taraf tavır koydu.Hilvan’dan sonra Siverek’te de PKK ismi ve propagandası etkili olmuştu. Artık kitle sadece PKK yöneticilerinin etkisinde idi.Benzer oyun Batman’da ve daha bir çok yerlerde sahneye konuluyordu.Hilvan’da Sıdkı Paydaş,Mardin Derik’te Zülfü Türk bu senaryo gereği öldürülmüşlerdi. Tüm bu gizli senaryolar ilk önce örgütünden kaçan merkez komitesi elemanı Semir kod Çetin Güngör’ün kaçtığı Avrupa’da yaptığı açıklama ile aralandı.Çetin Güngör şöyle anlatmıştı: ”Önce hem siyaset adamı ve hem de Siverek’te belli bir saygınlığı olan Ferit Uzun öldürüldü.Cinayet, çok kişinin kolayca inanabileceği gibi Mehmet Celal Bucak’ın üzerine atıldı.Ardından cenazeye sahipçıkıldı ve intikam yeminleri edildi. Uzun’lar ailesi ve yurtsever Siverek halkı, mensubu bulunduğu siyasetten (Dengê Kawa,dan) Bucak’a saldırı yapılmadığını görünce, istemeyerekte olsa PKK’nin doğal müttefikleri haline geldiler.Provakasyon harekatının ilk adımı böylece başarılı olmuş, PKK bir taş ile iki kuş birden vurmuştu. Hem kendisi için siyasi bir tehlike oluşturan Ferit Uzun’u imha etmiş,hem de bu ölüm olayını kitlelerin desteğini kazanma ve Bucak’a saldırmada malzeme olarak kullanmıştır. Bucak’larla çatışmaların ikinci ayından sonra Siverek yöresine gelip PKK’nin askeri faaliyetlerini organize eden Fehmi Hoca (Fehmi Yılmaz) isimli şahıs yakalandıktan sonra resmi MİT ajanı çıkmıştır.”
Daha sonra yine ayni davadan Diyarbakır’da yargılanan Hasan Hüseyin Karakuş’da verdiği ifadede PKK merkez komitesi tarafından Ferit Uzun’un öldürülme kararı alınmış olduğu belirtilerek devamla ayni Semir’in anlattığı gibi bu cinayeti kullanarak Siverek’te olayların boyutlanması planlanmıştır.Yine gerek Diyarbakır cezaevinde gerekse gözaltında iken karşılaştığım PKK mensubu kişiler bizzat bana Ferit Uzun’un PKK tarafından öldürüldüğünü itiraf etmişlerdir.Bunlardan ilginç olan birini anlatmakta yarar görüyorum:PKK’nin eyalet sorumlusu iken devlete teslim olmuş Gözlüklü Adil kod Hidayet Bozyiğit Diyarbakır işkencehanelerinde görevli devlet memurları ile birlikte bana yoğun işkence yaparlarken “Ferit’in PKK’liler tarafından öldürüldüğünü neden sakladınız?”diye hesap sorduktan sonra kararın merkez komitesi tarafından alındığını açıkça söyledi.Ayrıca olayda o zaman Siverek’te görevli komitenin de eylemde rol aldıklarını belirtmişti.
Ferit Uzun’la beraberliğimizin ilk başlangıcı 1974 yıllındaki DDKO sanıklarını Diyarbakır’da ziyaretimle başlar.Yeğeni Paşa Uzun’la birlikte cezaevindeki devrimci-yurtseverleri ziyarete gitmiştik.Her birimiz bir kişiyi çağırmak zorunda idik.O Ferit’i, ben İbrahim Güçlüyü çağırtmıştım.Cezaevinden çıktıktan sonra öldürülünceye kadar yakın beraberliğimiz sürdü.Benden büyük olduğu için abi diyordum.Bir gün düz hitap etmem gerektiğini beraber kararlaştırdık ve artık adıyla hitap etmeye başladım.Ferit hayatımda artık hiç bir zaman rastlayamayacağım bir kişilikti.
Ferit Uzun’u Anarken
Kaynak: İbrahim Küreken
Kurdinfo.com
Platform
27. 11. 2005

